Kelimeler Dünyası

Kelimeler Dünyası

Her insanın kendisine mahsus karakteri vardır. İnsan zekâsının sezdiği ancak sayılara döküp de hesaplayamadığı bir harmoni. Belki genetik özelliklerin belki de daha çok tecrübelerin yoğurduğu şekille ruhun pişirilmiş hali. Bu oluşuma dışarıdan baktığımızda müstesna hal ile o halin taşıdığı ismi birleştirerek bir insanın hakkında çeşitli hükümler veririz. Kişiyi ilk tanıdığımızda duruşu, bakışları, sözleri hayal dünyamızda yeni bir alan oluşturur. Zihnimizde ve kalbimizde o zatın ruhunun büyüklüğü kadar yer ayrılır. Her insanın ruhunun dokusu, sıcaklığı, akışkanlığı da farklıdır. Tıpkı hayatı oluşturan etmenlerin farklı halleri olması gibi.

Yıllar evvel kelimelerin de insanlar gibi karakterleri olduğunu düşünmüştüm. Sanki onlar da bizim gibi doğup büyüyor, bizimle beraber gelişip şekil değiştiriyor. Belki bizim gibi ölüp unutuluyor. Hatta bizim gibi birbirlerine olan yakınlıklarıyla milletler, topluluklar oluşturuyor. Sanırım kelimelerle haşır neşir oldukça onların dünyasına misafir olup aralarında dolaştıkça kelimelerin sadece “kelime” olmadıklarını birbirlerinden ne denli ayrı olduklarını anlamak mümkün. Bu bir koyun sürüsüne dışarıdan bakan birisi ile o sürüyü çok iyi tanıyan çoban arasındaki fark gibi. Esasında hiçbir koyun birbirinin aynı değil fakat hepsi dört ayaklı yünlü yaratıklar.

Kelimelerin kendine has karakterleri olduğunu düşündükten bir süre sonra bir kitapçıda dolaşırken Muhyiddin İbn Arabi’nin “Harflerin Sırları” isimli kitabını gördüm. Belki de “Arayanlar bulamaz, bulanlar ancak arayanlardır…” sözü gibi daha önce görüp de fark etmediğim bu kitabı alıp incelemeye başladım. Geceleri etraf sessizleşince kitabı açıp okuyor, okumaktan ziyade notlar tutarak anlamaya çalışıyordum. Orada yazanla benim kelimelerin karakterleri olduğu düşüncemden çok daha farklıydı. Kitap harflerin sıcaklığından, sertliğinden ve birbirleriyle olan temasları sonucu oluşacak etkilerden ve daha anlayamadığım birçok şeyden bahsediyordu. Tamamını anlayamayarak bıraktığım kitaptan sonra okuma ve anlama serüvenimin çok başında ya da koskoca kitap dünyasının içinde küçücük bir yerde olduğumu düşündüm.

Küçük bir köyde doğmuş bir insan gibi henüz kitap okumaya başlamış birisi. Biraz daha okuyarak mensup olduğu ilçeye hayret edecek, sonra bulunduğu şehir onun başını döndürecek. Okudukça daha büyük şehirler görecek ve ne kadar çeşitlilik olduğunu anlayacak sonra ülkelerin koca bir dünyanın varlığından haberdar olacak ve tüm bu macera boyunca kendisine karakter sahibi kelimelerden yüzlerce belki binlerce arkadaş eşlik edecek.

Etiketler:
,